17:31 Posted In blog , futbolda 90 dakka , haşmet babaoğlu , hıncal uluç Edit This 0 Comments »
ya bu saatte benim burda ne işim var?üstümde cicili bicili pijamalrımla uyusam şöyle tüm uslu çocuklar gibi ne olur sanki?yok ama şimdi yazmazsam çatlarım.sözüm ona çok önemli şeyler yazıyorum ya!ben yazınca yolsuzluklar son bulacak,faili meçhul cinayetler çözülecek,olimpiyatlar da 20 tane altın madalya alacağız sanki.üç maymun da oskara adaymış gerçi.ben mi sebep oldum ki =p.ömür gedik de zırvalıyordu geçenlerde hürriyet gazetesinde olmaz olamaz oskara aday olamaz üç maymun, şartlara uymuyor diye.tabi ömür gedik'i ciddiye alan tek kişi sevgilisi ferhat göçer'dir heralde.çok bilmek bazen hakikaten iyi değil.ömür gedik de buna örnek.ya yine nerelere daldım ben.ergenekon kapsamında bilgisayarın ıp numarasını alıp incelemeseler bari.seyhan soylu nun bile ifadesi alındı be!yemişim ben öyle ergenekonu.ergenekonun da suyunu çıkardılar.hiçbişey ciddi kalamaz değil mi bu ülkede.
şaka bir yana nuri bilge ceylan la gurur duyuyoruz gerçekten.işini büyük bir ustalıkla yapan,sadece işiyle gündeme gelen insanlara bayılıyorum.medyamız ne kadar gereksiz film bozuntusu varsa onla uğraşıp ,reklamını yaparken ,ceylan sessiz sedasız ödülleri toplayıp geliyor.recep ivedik,gora,arog gibi filmler belden aşağı espirileriyle tüketim çılgınlığına çanak tutuyor.belki;kimileri için konuşmalarım anlamsız ama cem yılmaz a gülemiyorum adam gibi.bana esprileri çok kalitesiz geliyor.küfürden bozma espiriler.tamam arada iyi şeyler de yapıyor yapmıyor değil.ama büyütüldüğü kadar değil gibi.bu kadar gürültü,patırtının ardından daha iyi işler bekliyoruz ondan.arkasında kocaman bir medya desteği.istese de istemese de her adımı reklam oluyor.sponsor bulmak zor değil onun gibiler için.ama filmlerde ki espiri anlayışı amerikan ya da eski türk filmlerine gönderme yapmaktan öteye geçemiyor.komik mi?evet,komik.ama farklı değil.amerikalılar da kendi filmleriyle dalga geçmeyi çok önceden denediler zaten .vaktiyle çok da gülmüştük.ama nereye kadar yicez temcit pilavını?
çok zeki diye nitelendirdiğimiz insanların daha dişe dokunur işler yapması gerekiyor artık.belki;bu hikayelerle yine gişe rekorları kıracaklar.çok beğenilecekler.ama bi müddet sora da kendini aşmalı insan.olsun varsın biizim insanımız mayıs sıkıntısını ,iklimleri izlemesin onlar entel dantel işi olsun.ama bu filmler toplasın tüm ödülleri.biz değerini bilmeyelim.bu ülkede sanat yok.iyi film yapılmıyor diyelim .nasıl yapılsın ki ?hababam sınıfı ,recep ivedik,gora gişe rekorları kırarken bu ülkede sanat mı olur?hem illa küfür mü duymak istiyoruz?anamıza,bacımıza küfür edilmesi çok mu hoşumuza gidiyor?çıkalım sokağa.her köşe başı bir recep.annenize,kardeşinize musallat olacak cinsten insan çok.bu küfürler kardeşimize,annemize edilse çok mu hoşumuza gider?hayır mı?o zaman bu iki yüzlülük niye?
bir sinema filmini izledikten sonra yeni bakış açıları kazanmalı insan .her açıdan yapabilmeli bunu.sinemanın misyonu budur.iki saat sonunda kafanda bir duygu kırıntısı kalmadan çıkmamalısın.sanat biraz da sanat için yapılsın artık.halk edebiyatı palavralarını,populist yaklaşımlarını bırakalım.gerçekten kaliteli işler çoğaldığında halk da izlemeye mecbur kalacak ve gerçek sanatın farkına varacak diye düşünüyorum yoksa herkes herşeyin farkında da kimsenin işine gelmiyor mu=)
ama ben bu konulara nerden geldim yine ya.içimde neler birikmiş benim böle.onbintane şey var aklımda.demek ki bunlar kuytularda seslerini duyuramamışlar bana.diğerleri de tembellik edip uyudu besbelli.ama bunlar yılmadılar.blogumda yer aldılar.
kemal sunal ın bir filmi vardı.çöpçüler kralı diye.ordaki "yazıcam bunları köşeme "diyen amcaya benzetiyorum kendimi.yazıcam işte bloguma.kime ne ya?çok çok ergenekon da dilekçe veririm.ondan sonra da ünlü olurum zaten.benim işime gelir.belki;mehmet barlas la bile program yaparız.başka yerde yok'a yeniden başlarız.evet işte hayalperestlikte son nokta.daha ne kadar saçmalayağım acaba.
aklıma şimdi de kazım kanat geldi.Allah rahmet eylesin.onun anınca hıncal,hıncal dan sonra haşmet babaoğlu.hayır ya hayır.sus artık düşünme!yok ama ya başlama şimdi.ufff.kenan onuk,haşmet babaoğlu,hıncal uluç...90 dakika.bir ntv klasiği.hayır kaç insan ya da kaç kız bu jeneriği duyup güler kahkahayla.ben gülerim.çünkü;o 90 dakka varya hani bir futbol fenomeni çocukluğumun kabusydu.onun yüzünden pazartesi en nefret ettiğğim gündü.bazen 90 dakkadan da uzun sürerdi.ben de zamanla boyun eğdim kaderime.90,100 ne kadar sürerse izledim.o yaşta.bir de aklıma futbol girdi.futbola da yorum yapmaya başladım.abim kahkahalarla 90 dakka bir ntv klasiği derdi.ben artık sinirden kafayı sıyırmış bi halde başlardım gülmeye.hala geyiği vardır aramızda.hala devam ediyor mu bilmem.ama;kenan onun öldükten sonra benim için bi tadı kalmadı.o programın en ciddiye alınacak adamı da oydu zaten.haşmet ve hıncalı bir yorumcu olarak ciddiye alamıyorum hiç.benim için playboy olarak vadelerini dolduracak şahıslar.
sus artık sussss!ben buralara nerelerden geldim ki yine.yazacağım şeyleri unuttum.neyse bugünde böyle zırvaladım işte yeni mekanımda.sanırım yoruldum.misafirler...yemek yap,ikram falan bayağı koşusturdum.ayrıca bugün bişeyi daha keşfettim kendimle ilgili.hiç tanımadığım insanlarla bir anda samimi olabiliyorum.çekinmiyorum.gayet rahatım.sanki yıllardır tanışıyoruz.abla,abi modundayız.sevdim ben bu huyumu.en büyük sıkıntım buydu çocukken.soğuktum.artık;öyle değil.buna seviniyorum çünkü;ilerde yapmak istediğim iş sıkı bir iletişim becerisi gerektiriyor.sıkıntı çekmeden kendimi ifade edebildiğimi bu gece tanıştığım insanlar bana sözleriyle bunu yansıttılar.ilk adımlarımı rektörle görüşmeyi başararak atmıştım zaten.daha küçüçük bir çöm için iyi bir başlangıçtı.zaten aferinimi de rektörün öğretim üyesi olan öğrencisinde almıştım."sen çok becerikli bir kızsın"demişti kendileri.oleydi işte .yaşasındı.aferinimi de almıştım egom ziyadesiyle tatmin olmuştu=))
evet ... bu sefer yazıyı sonlandırmak için yazıyorum.uyuyacağım.hem de yatar yatmaz.evimden ayrı ikinci gece.annemi mi özledim ne :((
şaka bir yana nuri bilge ceylan la gurur duyuyoruz gerçekten.işini büyük bir ustalıkla yapan,sadece işiyle gündeme gelen insanlara bayılıyorum.medyamız ne kadar gereksiz film bozuntusu varsa onla uğraşıp ,reklamını yaparken ,ceylan sessiz sedasız ödülleri toplayıp geliyor.recep ivedik,gora,arog gibi filmler belden aşağı espirileriyle tüketim çılgınlığına çanak tutuyor.belki;kimileri için konuşmalarım anlamsız ama cem yılmaz a gülemiyorum adam gibi.bana esprileri çok kalitesiz geliyor.küfürden bozma espiriler.tamam arada iyi şeyler de yapıyor yapmıyor değil.ama büyütüldüğü kadar değil gibi.bu kadar gürültü,patırtının ardından daha iyi işler bekliyoruz ondan.arkasında kocaman bir medya desteği.istese de istemese de her adımı reklam oluyor.sponsor bulmak zor değil onun gibiler için.ama filmlerde ki espiri anlayışı amerikan ya da eski türk filmlerine gönderme yapmaktan öteye geçemiyor.komik mi?evet,komik.ama farklı değil.amerikalılar da kendi filmleriyle dalga geçmeyi çok önceden denediler zaten .vaktiyle çok da gülmüştük.ama nereye kadar yicez temcit pilavını?
çok zeki diye nitelendirdiğimiz insanların daha dişe dokunur işler yapması gerekiyor artık.belki;bu hikayelerle yine gişe rekorları kıracaklar.çok beğenilecekler.ama bi müddet sora da kendini aşmalı insan.olsun varsın biizim insanımız mayıs sıkıntısını ,iklimleri izlemesin onlar entel dantel işi olsun.ama bu filmler toplasın tüm ödülleri.biz değerini bilmeyelim.bu ülkede sanat yok.iyi film yapılmıyor diyelim .nasıl yapılsın ki ?hababam sınıfı ,recep ivedik,gora gişe rekorları kırarken bu ülkede sanat mı olur?hem illa küfür mü duymak istiyoruz?anamıza,bacımıza küfür edilmesi çok mu hoşumuza gidiyor?çıkalım sokağa.her köşe başı bir recep.annenize,kardeşinize musallat olacak cinsten insan çok.bu küfürler kardeşimize,annemize edilse çok mu hoşumuza gider?hayır mı?o zaman bu iki yüzlülük niye?
bir sinema filmini izledikten sonra yeni bakış açıları kazanmalı insan .her açıdan yapabilmeli bunu.sinemanın misyonu budur.iki saat sonunda kafanda bir duygu kırıntısı kalmadan çıkmamalısın.sanat biraz da sanat için yapılsın artık.halk edebiyatı palavralarını,populist yaklaşımlarını bırakalım.gerçekten kaliteli işler çoğaldığında halk da izlemeye mecbur kalacak ve gerçek sanatın farkına varacak diye düşünüyorum yoksa herkes herşeyin farkında da kimsenin işine gelmiyor mu=)
ama ben bu konulara nerden geldim yine ya.içimde neler birikmiş benim böle.onbintane şey var aklımda.demek ki bunlar kuytularda seslerini duyuramamışlar bana.diğerleri de tembellik edip uyudu besbelli.ama bunlar yılmadılar.blogumda yer aldılar.
kemal sunal ın bir filmi vardı.çöpçüler kralı diye.ordaki "yazıcam bunları köşeme "diyen amcaya benzetiyorum kendimi.yazıcam işte bloguma.kime ne ya?çok çok ergenekon da dilekçe veririm.ondan sonra da ünlü olurum zaten.benim işime gelir.belki;mehmet barlas la bile program yaparız.başka yerde yok'a yeniden başlarız.evet işte hayalperestlikte son nokta.daha ne kadar saçmalayağım acaba.
aklıma şimdi de kazım kanat geldi.Allah rahmet eylesin.onun anınca hıncal,hıncal dan sonra haşmet babaoğlu.hayır ya hayır.sus artık düşünme!yok ama ya başlama şimdi.ufff.kenan onuk,haşmet babaoğlu,hıncal uluç...90 dakika.bir ntv klasiği.hayır kaç insan ya da kaç kız bu jeneriği duyup güler kahkahayla.ben gülerim.çünkü;o 90 dakka varya hani bir futbol fenomeni çocukluğumun kabusydu.onun yüzünden pazartesi en nefret ettiğğim gündü.bazen 90 dakkadan da uzun sürerdi.ben de zamanla boyun eğdim kaderime.90,100 ne kadar sürerse izledim.o yaşta.bir de aklıma futbol girdi.futbola da yorum yapmaya başladım.abim kahkahalarla 90 dakka bir ntv klasiği derdi.ben artık sinirden kafayı sıyırmış bi halde başlardım gülmeye.hala geyiği vardır aramızda.hala devam ediyor mu bilmem.ama;kenan onun öldükten sonra benim için bi tadı kalmadı.o programın en ciddiye alınacak adamı da oydu zaten.haşmet ve hıncalı bir yorumcu olarak ciddiye alamıyorum hiç.benim için playboy olarak vadelerini dolduracak şahıslar.
sus artık sussss!ben buralara nerelerden geldim ki yine.yazacağım şeyleri unuttum.neyse bugünde böyle zırvaladım işte yeni mekanımda.sanırım yoruldum.misafirler...yemek yap,ikram falan bayağı koşusturdum.ayrıca bugün bişeyi daha keşfettim kendimle ilgili.hiç tanımadığım insanlarla bir anda samimi olabiliyorum.çekinmiyorum.gayet rahatım.sanki yıllardır tanışıyoruz.abla,abi modundayız.sevdim ben bu huyumu.en büyük sıkıntım buydu çocukken.soğuktum.artık;öyle değil.buna seviniyorum çünkü;ilerde yapmak istediğim iş sıkı bir iletişim becerisi gerektiriyor.sıkıntı çekmeden kendimi ifade edebildiğimi bu gece tanıştığım insanlar bana sözleriyle bunu yansıttılar.ilk adımlarımı rektörle görüşmeyi başararak atmıştım zaten.daha küçüçük bir çöm için iyi bir başlangıçtı.zaten aferinimi de rektörün öğretim üyesi olan öğrencisinde almıştım."sen çok becerikli bir kızsın"demişti kendileri.oleydi işte .yaşasındı.aferinimi de almıştım egom ziyadesiyle tatmin olmuştu=))
evet ... bu sefer yazıyı sonlandırmak için yazıyorum.uyuyacağım.hem de yatar yatmaz.evimden ayrı ikinci gece.annemi mi özledim ne :((
09:38 Edit This 0 Comments »
yine yağmur var bu akşam ama zonguldak'ta değil.başka bir şehirde...
Ani kararlar almayı seviyorum.hiç düşünmeden hareket etmek bazen çok zevkli belki de çoğu zaman=)kaç gün kalırım ben bile bilmiyorum ki soranlara cevap vereyim.aklıma ne kadar eserse o kadar,canım ne kadar isterse .hem daha yeni geldim...
farklı mekanlarda bulunmayı seviyorum.belki de kaçmayı seviyorum.beni bulunduğum ortamda sıkan bişey varsa kaçmak acayip cazip geliyor.sanki hatırlamak istemediğim tüm anılar arkamda kalıyor.napim yani o saçma sapan şeyleri oturup düşünmek istemiyorum.zaman kaybı,anlamsız,boş şeyler.tek yararı beni gezip tozmaya teşvik etmeleri(yine güzel bir yanını buldum işte kötü şeylerin hep iyimser kalıcam)
yavaş yavaş okula gitme zamanı da yaklaşıyor.okul açılalı beş gün olmasına rağmen aklıma bile gelmiyor.galiba bu huzur dolu ,sakin yaşantıma alışmışım.sorun yok ,kavga,gürültü yok.yüzüne gülüp arkandan iş çeviren insanlar yok.kısacası güvendeyim
gitme zamanı yaklaştıkça da kendimi yeniden bi mayın tarlasında yürür gibi hissetmeye başladım.ne kadar tepki vermesem de birilerinin yalan sölemesinden midem bulanıyor artık.kızamıyorum ama huzursuz oluyorum.herkes yerinden mennun,halinden şikayetçi değil kimse.saçımı sarıya boyayıp erasmusla gelen öğrenci imajı mı versem ne kendime.hani kimse tanımasa beni.bende kimseyi tanımak için bi uğraş vermesem.en azından tanımaktan ötürü pişman olduklarımı.
hayır asla kötümser değilim.umutluyum hem de çok.bir sürü hayalim var.ama;hayatımda kötü şeyler olmasın işte.üzüm üzüme baka baka kararmıyor mu hem?etkilenmekten korkuyorum.belki onlar gibi olmak en güzeli.daha mutlular belki,daha gamsız.fakat;ben bunu istemiyorum.başkalarını üzüp sevinmek bana göre değil.güzel şeyler yaptığım da sevinebiliyorum.mutluluklarım kendi çapımda.
daha yolun başındayken bu kadar şikayetçi olmamalı insan.yalnız yaşadıklarından şikayetçi olsan neyse bir de gördüklerin var.sen birşeyler değiştirmeye çalışırken engel olmak isteyenler,herşeye yabancıymış gibi bakanlar...
tüm bunların ortasında çaresizim diye düşünürken iyi ki hayallerim var diyorum,amaçlarım var.onlara tutunmak en güzeli.kızdıkça daha da hırslanmak,hırs yaptıkça da başarmak.evet işte yine başardım.iyi tarafından baktım olaya.pembe gözlüklerimi hiç kaybetmeyeceğim galiba.herşey yolundaymış gibi hep gülümseyeceğim.
şimdiden hissediyorum bu sene hayatımda bir sürü değişiklik olacak.belki de sene ortasında bana bir yol görünüyor.bir sürü yeni insanla tanışıcam.kendime hiç rahat vermiyeceğim.hep farklı şeyler olsun.canım yaramazlık yapmak istiyor.hiç büyümeyeceğim=))
Ani kararlar almayı seviyorum.hiç düşünmeden hareket etmek bazen çok zevkli belki de çoğu zaman=)kaç gün kalırım ben bile bilmiyorum ki soranlara cevap vereyim.aklıma ne kadar eserse o kadar,canım ne kadar isterse .hem daha yeni geldim...
farklı mekanlarda bulunmayı seviyorum.belki de kaçmayı seviyorum.beni bulunduğum ortamda sıkan bişey varsa kaçmak acayip cazip geliyor.sanki hatırlamak istemediğim tüm anılar arkamda kalıyor.napim yani o saçma sapan şeyleri oturup düşünmek istemiyorum.zaman kaybı,anlamsız,boş şeyler.tek yararı beni gezip tozmaya teşvik etmeleri(yine güzel bir yanını buldum işte kötü şeylerin hep iyimser kalıcam)
yavaş yavaş okula gitme zamanı da yaklaşıyor.okul açılalı beş gün olmasına rağmen aklıma bile gelmiyor.galiba bu huzur dolu ,sakin yaşantıma alışmışım.sorun yok ,kavga,gürültü yok.yüzüne gülüp arkandan iş çeviren insanlar yok.kısacası güvendeyim
gitme zamanı yaklaştıkça da kendimi yeniden bi mayın tarlasında yürür gibi hissetmeye başladım.ne kadar tepki vermesem de birilerinin yalan sölemesinden midem bulanıyor artık.kızamıyorum ama huzursuz oluyorum.herkes yerinden mennun,halinden şikayetçi değil kimse.saçımı sarıya boyayıp erasmusla gelen öğrenci imajı mı versem ne kendime.hani kimse tanımasa beni.bende kimseyi tanımak için bi uğraş vermesem.en azından tanımaktan ötürü pişman olduklarımı.
hayır asla kötümser değilim.umutluyum hem de çok.bir sürü hayalim var.ama;hayatımda kötü şeyler olmasın işte.üzüm üzüme baka baka kararmıyor mu hem?etkilenmekten korkuyorum.belki onlar gibi olmak en güzeli.daha mutlular belki,daha gamsız.fakat;ben bunu istemiyorum.başkalarını üzüp sevinmek bana göre değil.güzel şeyler yaptığım da sevinebiliyorum.mutluluklarım kendi çapımda.
daha yolun başındayken bu kadar şikayetçi olmamalı insan.yalnız yaşadıklarından şikayetçi olsan neyse bir de gördüklerin var.sen birşeyler değiştirmeye çalışırken engel olmak isteyenler,herşeye yabancıymış gibi bakanlar...
tüm bunların ortasında çaresizim diye düşünürken iyi ki hayallerim var diyorum,amaçlarım var.onlara tutunmak en güzeli.kızdıkça daha da hırslanmak,hırs yaptıkça da başarmak.evet işte yine başardım.iyi tarafından baktım olaya.pembe gözlüklerimi hiç kaybetmeyeceğim galiba.herşey yolundaymış gibi hep gülümseyeceğim.
şimdiden hissediyorum bu sene hayatımda bir sürü değişiklik olacak.belki de sene ortasında bana bir yol görünüyor.bir sürü yeni insanla tanışıcam.kendime hiç rahat vermiyeceğim.hep farklı şeyler olsun.canım yaramazlık yapmak istiyor.hiç büyümeyeceğim=))
08:49 Posted In blog Edit This 0 Comments »
bugünlerde şansım dönüyor gibi sanki.ama fazla da net değil ya da ben fazla kaptırmak istemiyorum kendimi.itiraf ediyorum fazla hayal kurmak istemiyorum.her duyguyu sindirebiliyorum galiba artık.sakin olmak lazım,bekleyip görmek.olursa ne ala olmazsa nasip değilmiş diyeceğiz.geçerken uğruyor belki de bitakım şeyler.bi ce yapıp kaybolucaklar belki,daha önce olduğu gibi. hayatımda hiçbir kıpırdama yaratmicakları ihtimali de mevcut.
bu kabullenişimin ardında acizliğim mi var acaba diyecek oluyorum.yok,hayır.sadece şu an için elimden geleni yaptığıma inanıyorum.yapacak birşeyler olduğunu düşünsem hiç üşenmeden elimi taşın altına koyacağım.
herneyse düşünmek istemiyorum.sadece sakinim.şimdi;yapmam gereken işler var çalışmalıyım.su akıp yolunu buluyor nasılsa.uff hayır hayır bu sözede kafa yormak istemiyorum.tek bi açıdan bakabilsem herşeye daha az yorulcak zihnim galiba.ya da hiç bakamasam=P.
neyse ne işte.tevekkül,sabır,inanç.hepsi bu kadar ...
bu kabullenişimin ardında acizliğim mi var acaba diyecek oluyorum.yok,hayır.sadece şu an için elimden geleni yaptığıma inanıyorum.yapacak birşeyler olduğunu düşünsem hiç üşenmeden elimi taşın altına koyacağım.
herneyse düşünmek istemiyorum.sadece sakinim.şimdi;yapmam gereken işler var çalışmalıyım.su akıp yolunu buluyor nasılsa.uff hayır hayır bu sözede kafa yormak istemiyorum.tek bi açıdan bakabilsem herşeye daha az yorulcak zihnim galiba.ya da hiç bakamasam=P.
neyse ne işte.tevekkül,sabır,inanç.hepsi bu kadar ...
02:14 Edit This 0 Comments »
editör kısmısının bu kadar uyuması normal midir bilmiyorum.saat kaç oldu hala yoklar.ben bloguma amelie film müziklerini eklemek isteyip de ekleyemezken,onun bu işi halletmesi gerekirken nerde o ?yine sabahlamıştır tabi geyik yaparken msn alemlerinde.sana en çok ihtiyacım varken nerdesin sen nerdesin?
mor salkımlı sokakta ellerimi tut
ilgilen yine blogumla,editlemeyi her daim aklında tut
ne çok emeğin varmış,sen yokken anladım
bu sonbahar yağmurunda oturup sinirimden ağladım...
sinirden dört dönmüş gözlerim yine bilgisayarda
gel de gör gününü diyorum ahh bi dönsen sen bana şu anda
bağlantılarına klasik müzik eklemek istedim blogumun
şimdi sinirden çarpıntı nöbetlerinde tüm vücudum
Ve ben hala mor salkımlı o sokakta bıraktığın yerdeyim...
mor salkımlı sokakta ellerimi tut
ilgilen yine blogumla,editlemeyi her daim aklında tut
ne çok emeğin varmış,sen yokken anladım
bu sonbahar yağmurunda oturup sinirimden ağladım...
sinirden dört dönmüş gözlerim yine bilgisayarda
gel de gör gününü diyorum ahh bi dönsen sen bana şu anda
bağlantılarına klasik müzik eklemek istedim blogumun
şimdi sinirden çarpıntı nöbetlerinde tüm vücudum
Ve ben hala mor salkımlı o sokakta bıraktığın yerdeyim...
bu sabah yağmur var zonguldakta....
01:17 Posted In blog , yağmur Edit This 1 Comment »yağmur yağacağı dünden belliydi.bu kasvetli havanın verdiği sıkıntıdan mıdır ne bir türlü uyku tutmadı.aklımda yine onlarca gereksiz kelime bozuntusu bir sağa bir sola döndüm durdum.uykum gelsin diye koyun sayayım bari dedim.ilk üçe kadar herşey normaldi.ama dördüncü koyundan sonra birşeyler oldu.koyunlar üçer beşer atlamaya başladılar gökkuşağının üstünden.( nerden atladıklarının unuttuğum için gökkuşağından atlatayım dedim.)o kadar hızlı atlıyorlardı ki hızlarından başım döndü.midem bulandı.
sonra açtım gözlerimi.hadi kızım dedim ha gayret yapıcaksın bu işi.ben hiç koyun sayarak uyuyamadım.üstümde hep bunun ezikliğini yaşadım.koyun say iyi geliyo diyenlere,ama benim koyunlar üçer beşer atlıolar sayamıyorum ki diyemedim hiç.hakkımda iyi şeyler düşünmezler diye.tabi bu ihtimal şimdi de mevcut ama ;o zamandan bu zamana özgüven ve arsızlık duyularım gelişti galiba .
neyse lafı uzatmayalım kapadım gözümü.verdim koyunlarıma startı.bu sefer başaracaktım galiba koyunlar düzenli bi şekilde atlıyorlardı çok şükür.ama Allah kahretsin ki koyunları ritmik sayamadığım yıllar sonunda matematik öğrenmiştim.bir de yetmemiş matematik bölümüne gelmiştim.bu sefer dedim ki kendime-çok zekiyim matematik biliyorum ya güya-ne sayıcam kızım ya.bu koyunlar efendi efendi atlıyorlar.ben bunlardan bi dizi oluştururum.koyunlar sonsuza giderken de alırım limitlerini .ohh mis gibi hiç kafa yormana gerek yok.kaç koyun var öğrenirsin iki dakkada.mantığımın esiri oldum yaptım da .sora sinirle gözlerimi saate diktim.saat 04:00 dı.gün ağaracaktı nerdeyse ama ben bir koyun sürüsünü gökkuşağından atlatmayı becerememiştim
.kapadım gözlerimi bidaha.yapıcaktım işte yapıcaktım.haydi bismillah diyerek başladım.bir ,iki ,üç... Allah'ım bu sefer oldu derken bizimkiler gökkuşağının kaygan ,sürtünme katsayısı sıfır olan yüzeyine takılıp yere düşmeye başladılar.Allah kahretsindi .olmuyordu işte olmuyordu.bu kadar basit birşey bile dağ gibi büyümüştü gözümde.sonra dün nette gezerken ilanına rastladığım en iyi blog yarışmasında mansiyon ödülü kazandığımı hayal etmeye başladım=)tüm ana haber bültenlerinde flaş haber olarak geçiyordum.yüzümde hınzır bir gülümsemeyle beraber uyumuşum...
çok değil dört saat sonra gök gürültüsüyle uyandım.galiba yağmur yağacaktı.yaşasındı,oleydi.ben büyük bir fırtına kopacak diye beklerken sadece on dakka çiseledi.sonra;cılız bir güneş başgösterdi.ama rüzgar şiddetle yerini korumakta.gözlerim yine pencerede.ciğerci kedisi gibi boynum bükük bekliyorum.yağsa bi.sanki bende atacağım üstümdeki ,nedenini bilmediğim yükü.ama biliyorum işte yağıcak.benim gibi birsürü kişi pencereye koşacak sevinçle.aynı anda hepimiz pencerede,ortak hayallerimizle ,gökyüzünü seyre dalacağız.bazılarımızın yüzünü tatlı bi tebessüm,bazılarımızın yüzünü mutsuz bir ifade kaplayacak....
kestik!kestik!....
ne oldu ya şimdi?(galiba içimdeki ses beni uyarıyor)
-:kendine gel,yazı yine saptı amacından.öğleden sonrası kuşağına çevirme burayı.bi eylül de gel'i söylemediğin kaldı.
-yok o kadar da değil ama;insanız sonuçta.duygusal bi varlığım bende.ne kadar geyik falan yapsam da bi süre sonra dönüyorum özüme.
-başka biri ol şimdilik.bilgisayar başından kalkınca yaşa her ne halt yaşicaksan.
-tamama patron.galiba haklısın=)
ohh be gitti.konuşurken yazıyı nasıl sonlandıracağımı unuttum iyi mi.şimdi;bi düşünelim.ne vardı elimizde:koyun,gökkuşağı,yağmurrr...
evet evet yağmur...yağmaya başladı işte.saat 12.06.ben şimdi pencereye koşucam umrumda değil yazının sonu.beğenip beğenmemeniz.toprağın kokusunu içime çekip doya doya izlicem yağmuru binlerce insanla aynı pencereden bakıyormuşum gibi...
çok değil dört saat sonra gök gürültüsüyle uyandım.galiba yağmur yağacaktı.yaşasındı,oleydi.ben büyük bir fırtına kopacak diye beklerken sadece on dakka çiseledi.sonra;cılız bir güneş başgösterdi.ama rüzgar şiddetle yerini korumakta.gözlerim yine pencerede.ciğerci kedisi gibi boynum bükük bekliyorum.yağsa bi.sanki bende atacağım üstümdeki ,nedenini bilmediğim yükü.ama biliyorum işte yağıcak.benim gibi birsürü kişi pencereye koşacak sevinçle.aynı anda hepimiz pencerede,ortak hayallerimizle ,gökyüzünü seyre dalacağız.bazılarımızın yüzünü tatlı bi tebessüm,bazılarımızın yüzünü mutsuz bir ifade kaplayacak....
kestik!kestik!....
ne oldu ya şimdi?(galiba içimdeki ses beni uyarıyor)
-:kendine gel,yazı yine saptı amacından.öğleden sonrası kuşağına çevirme burayı.bi eylül de gel'i söylemediğin kaldı.
-yok o kadar da değil ama;insanız sonuçta.duygusal bi varlığım bende.ne kadar geyik falan yapsam da bi süre sonra dönüyorum özüme.
-başka biri ol şimdilik.bilgisayar başından kalkınca yaşa her ne halt yaşicaksan.
-tamama patron.galiba haklısın=)
ohh be gitti.konuşurken yazıyı nasıl sonlandıracağımı unuttum iyi mi.şimdi;bi düşünelim.ne vardı elimizde:koyun,gökkuşağı,yağmurrr...
evet evet yağmur...yağmaya başladı işte.saat 12.06.ben şimdi pencereye koşucam umrumda değil yazının sonu.beğenip beğenmemeniz.toprağın kokusunu içime çekip doya doya izlicem yağmuru binlerce insanla aynı pencereden bakıyormuşum gibi...

