10:45 Posted In , , Edit This 0 Comments »


beni kör kuyularda merdivensiz bıraktın
denizler ortasında bak yelkensiz bıraktın
öylesine yıktınki bütün inançlarımı
beni sensiz bıraktın,beni bensiz bıraktın....

Şiiri Ümit Yaşar Oğuzcan yazmış.Bestekar Münir nurettin Selçuk.Timur Selçuk da içtenlikle seslendirmiş şarkıyı.insanı aşka aşık ettiren bir şarkı.heralde böylesine bir aşk da sadece şarkılarda koruyabilir varlığını.bıu sözlere muhattap olan kadın ne kadar şanslı olduğunu bilebilseydi terkedip gider miydi acaba şairi?o kadın bu aşktan hiç haberdar olmuşmudur ki?

diyelim ki haberi yoktu kadının bu sevdadan.şair hiç söyleyemedi.aşkını böyle yaşamayı tercih etti.görmedikçe yüzünü,duymadıkça içini ısıtan sesini daha da büyüdü sevdası kim bilir?
acı çektikçe daha da sevdi,sevdikçe daha da acıdı içi ama hiç vazgeçmedi.mazoşiştti belki de adam.acı çekmeyi kendine kutsal bir görev bilmişti.kızıyordu kadına,küfürler ediyordu içinden ama yine de onu çok seviyordu.aşkı uçlarda yaşıyordu.depresif dünyasında mazoşist eğilimleriyle taçlandırdığı aşk ulaşılmaz oluyordu gün be gün ve daha da tutkulu seviyordu...



hepimiz biraz böyle değil miydik zaten?bizi hiç sevmeyen,sevme ihtimali bile olmayan hayali kahramanların peşinden koşmadık mı bazı zamanlar.hiçbişeyi görmedi gözümüz.dünya toz duman oldu.ben olarak kalmayı reddedip biz olmak istedik.ayaklarımız yerden kesildi.sıradan sabahlar anlamını buldu.yüzümüze anlamsız kocaman bir gülümseme peydah oldu.şairin mısralarındaki kelimeler kifayetsiz kalmaktan yorulup,bize koştu.hayatı çilekli pasta tadında yaşamak istedik kısacık da olsa.biliyorduk ya ağzımızda acı bir tat kalacağını... olsundu... sınırlı bir mutluluk,sonsuz mutsuzluktan ağır basıyordu ...





hiçbir karşılık beklemiyorduk aslında.biz aşka aşıktık.çok yüceydi bizim için elde edilmezdi.elini tutmaktan,yüzünü görmekten,sesini duymaktan daha öte bişeydi.üzüldüğünde üzülüp,sevindiğin de sevinebilmekti.gün gelip birini çok sevdiğini söylediğinde bize, çekip gitmeyi bilmekti arkamıza bakmadan....yoksa olduğumuz yerde kalakalırdık....





Belki de kendimizi aramıştık hep.onlarca kalabalığın içinde hep yalnızdık.içimizdeki boşluk kara delik gibi büyümekteydi.birgün kendimizi bulduğumuz sandık.biz bize yakın olmak istedik O'na değil.


O güzel sözleri kendimize söyledik.şarkıları kendimize adadık.canımız azıcık şımartılmak istemişti sadece,bi başkasını şımartmadık...ve birgün kaybettik kendimizi.aslında içimzden ettiğimiz tüm küfürler benliğimizeydi...rahat bi nefes almıştık onca yolculuk sonunda derken hayat bize nanik yapmıştı yine..


gözlerimiz heryerde kaybettiğimiz yanımızı arıyordu çaresiz.gördüğümüz herşey ona benziyordu sanki.ama nafileydi bu arayışlar,uğraşlar.. ne kadar inanmak istemesek de giden dönmemek üzere terketmişti bizi...


Halbuki yüzümüzdeki tebessüm ondan emanetti bize.ama iyiki almıştı emanetini bizden.gidince hıyanetin en büyüğünü yapıcaktık yoksa.o olmayınca nasıl gülerdik.bundandır ya gecenin esiri olmayı yeğledik,üzüntümüzü örtsün diye...

0 yorum: