HARİKA 90's

04:51 Posted In , , Edit This 2 Comments »
sanırım üzerinde yazmayı en çok istediğim tartışmayı en çok sevdiğim konu müzik olacaktır. özellikle de benim çocukluğuma tekabül eden 90 lı yıllar ve o dönem de dinlemekten zevk aldığım müzikler....

ülkemizde 90 lı yıllarda patlama yapan pop müziği o yıllardaki kalitesini yakalayamadı hala. 90 larda ortaya çıkan ve bir daha izine rastlayamadımız seslerin şarkıları hala kulaklarımda. fatih erdemci vardı mesela; suçum değil'i ilk duyduğumdaki hazzı hala alabiliyorum. sonra sibel gürsoy; sen aşık değilsin. hem çok hoş bir bayandı hem de sesi bir o kadar güzeldi. müzikte farklı bir duruşu olduğu her halinden belliydi. caz eğitimi almıştı aslında kendileri ama farklı biriydi işte soundundan bellliydi...

gelelim yabancı müziğe... en sevdiğim en beğendiğim grup no doubt. unutlur mu hiç dont speak. r.e.m, gina g ve ti amo.. o ne şarkıydı aman Allahım. gönüllere taht kurmuş bir dönem romantizmin sembolü şarkı olmuştu. türkçesi seni seviyorum. pınar aylin de bu şarkıyı ay ışığı adı altında çevirerek mahvetmişti.

to the moon and back size ne hatırlatır? benim hafızama to the moon and back=remix diye kazınmıştır bu parça. o dönemler mahalle aralarında saklambaç oynayan bir ufaklık olarak darren hayes'ın yakışıklılığı ve karizmasının farkında değildim henüz. bir de grubun isminin -savage garden- manasını çözme çabasındaydım. garden bahçeydi de savage da neyin nesiydi yahu=) sonradan öğrendim ki (bu sonraki zaman google amcayla tanışmama denk gelir) bu ad cennet bahçesi manasına geliyormuş. fuzuli bilgi için bakınız sozluk sourtımes tan aşırdığım bir kuble=


anne rice kitaplarinda 'savage garden' dunya duzeni ve doga icin kullanilir. estetik degerlerin zayifligina, yasami surdurmek icin verilen savasta her yolun mubah olmasina dem vurulur.. bir ceylanin guzel olmasinin, onun acliktan olmeyecegi yada cirkin bir hayvana yem olmayacagi anlamina gelmedigin ifade eder.

neyse efenim bu kadar entellektüel bilgi yeter biz şarkılara göz atalım. break me shake me diyerek beni de fevkalade sarsmışlardır. sonra tears of pearls, truly madly deeply...
neden bu kadar güzel şarkılar yok artık. darren hayes gruptan ayrıldı da ne oldu yani. tamam yakışıklıydı, karizma dersen eyvallah, genç kızlar hala hastası ama yok yok yok. eski ruhunu kaybetti. biz onun sadece kara kaşını kara gözünü sevmedik ki ondan önce savage garden vardı zaten. önce savage garden ı sevdik sonra darren hayes'ı. ama o da egosunun kurbanı oldu işte...

90 ların sonuna doğru yine madonna zirvedeydi. bir frozen dedi hatun donduk kaldık gerçekten de. o ne parça onlar nasıl söz o nasıl tüyleri diken diken eden klipti öyle. sonradan edindiğim bilgilere görede ödül almıştır bu şahane klip. yine sözlük sourtımes ın yalancısıyım. hayır daha o yaşta ne anlıyosam ben böyle şarkılardan. biraz melankolik biraz da depresif olacağımın ilk işaretleriydi belki de o şarkı:))
dayanamicam sözlerini de yazıcam


you only see what your eyes want to see
how can lıfe be what you want to be
you're frozen
when you're heart's not open
You're so consumed with how much you get
You waste your time with hate and regret
You're broken When your heart's not open
if I could melt your heart
we'd never be apart
give yourself to me
you hold the key
now there's no point in placing the blame
And you should know I suffer the same
If I lose you
my heart will be broken
Love is a bird ,she needs to fly
Let all the hurt ınsıde of you die
you're frozen
when you're hearts not open

tüm bu kadar sözün üstüne bahsetmezsek ayıp olacağını düşündüğüm elif gibi ince ve uzun ülkesini eurovision da da temsil etmiş celin dion hamfendi. miniminnacık vücuna karşı güçlü sesiyle bizi kendine hayran bırakan mariah carey.. Nirvana - Smells Like Teen spirit.

ve son olarak sıcak latin ritimleriyle içimizi ısıtan santana-smooth. akıllara zarar bir parçaydı hala kulaklarımızda hoş bir seda zat-ı alileri...
.
bunları paylaşacak pek birilerini bulamadığım için yazayım dedim bloguma. belki benim gibi eski günlerin özlemini çeken vardır da bana uzaktan el sallar. benle aynı şarkılarda aynı düşleri kuranları bilmek istiyorum. çocukluğuma duyduğum özlemi belki de böyle azaltıyorum....



2 yorum:

Adsız dedi ki...

Sanırım aramızdan yenı bır yazar hayata gozlerını acmaya baslamıs.koklerını topraga salan bır fılız mısalı serpılmeye baslarken senı tanıyor olmak mutluluk verıcı.ıns gelecekte bu ısı profosyonel olarak yaparsın gercekten guzel yazmıssın kardesım.parmaklarına ve yuregıne saglık::D:D

Adsız dedi ki...
Bu yorum bir blog yöneticisi tarafından silindi.